28 Ocak 2012 Cumartesi

Encarnación'da Karnaval

Yer: Encarnación, Paraguay
Dün gece partiden saat dörtte döndük. İngiliz çocuklar başka yere gitmişlerdi, saat altıda geldiler. Onların gürültüsüne uyandım. Bir daha uyursam kalırım diye kalktım. Şilili çocuk, bizimle bardaydı, o da kalktı. Brezilya'da çalışabilmek için Paraguay'dan çalışma izni almaya çalışan ve bu nedenle hostelde kalan yetmiş yaşındaki Amerikalı George'de erken kalkıyor. Sonra tüm gün skype'dan ailesi ile muhabbet ediyor, köpeğini izliyor. O da kalktı, kızlar kahvaltıyı hazırlamışlar, oturduk. Resepsiyoncu kıza Katrin'i uyandırmasını söyledim, çünkü öbür koğuşta ve karanlıkta onu bulamadım.

Bugün Katrin ile Güneyin incisi olarak tanınan Encarnacion şehrine, karnavala gideceğiz.
Kahvaltıdan sonra sadece ufak sırt çantasını aldım. Bira, uykusuzluk ve klimadan kafam davul gibi, Katrin'e belediye otobüsü ile uğraşamam dedim, bir taksi ile terminale gittik.


65 bin guaranis verip klimasız, eski bir otobüs ile yola çıktık. Dört saat geçti, muavine daha ne kadar yol var diye sordum, iki saat deyince hayattan nefret etmem için her neden oluştu. Hostelden bize dört saat demişlerdi. Başım çatlıyor, sinüzitler isyan halinde. Bir defa organize olayım dedim, o da olmadı. Bilseydim, Buenos Aires'e bilet almazdım. Encarnacion, Arjantin sınırında, oradan devam edebilirdim. Şimdi bu kadar yolu yine geri döneceğim, Bs As'e giderken bir daha yapacağım.


Aslında olayı resepsiyona sormuştum,kız da posadadan binersin deyince şimdi mola yerlerinde telef olmayayım dedim. Posada, İspanyolca mola yeri demek ama kız Encarnacion'un karşı kıyısında bulunan Arjantin'in Posada şehrini söylüyormuş, bunu anladığım zaten zaman iş işten geçmişti.

Encarnacion'a varınca, terminalin karşısında bulunan Germano otele gittik, Black Cat'den rezervasyon yapmışlardı ve saat 17'ye kadar yeri almalıydık. Otele girdik, sahibi karşıladı, böyle bir rezervasyon yok, zaten asla yapmam. Buraya erken gelen yeri alır dedi. Karnaval olduğundan dolayı da her yer dolu imiş. Katrin, rezervasyon yapılan yeri nedense burası diye hatırlıyor. Adam halimize acıdı, İnternetten, Black Cat'in telefonunu bulduk, adam aradı, Lilia çıktı, rezervasyonu öbür kız yapmış, o da yok derken, adam Viena Oteli aradı, bir yer varmış. Not etsin diye Katrin soyadını söyledi, karşı taraf, zaten bu isime rezervasyon var deyince..  ortamı bir neşe kapladı.


Viena Otel yakınmış, eşyaları bırakıp hemen karnaval bileti almaya çıktık. Lonely Planet bileti erkenden alın bitiyor yazmış ama akşam gördük, yeni pist yapılmış kolay kolay bitmez. Köşede büfede bileti satan amcam, aracı, bir yeri aradı, biletleri bir yerden aldı, getirdi. 140 bin guaranisi de götürdü, sonra bilete baktım, üzerinde 85 bin yazıyor.


Sonra Karembe restorana gitmeye çalışırken kaybolduk. Bir taksi ile bulabildik. Burada, nefis bir sebzeli biftek yedim. Katrin'in yediği cevizli, tavuklu salata da iyiydi. Ki yemekleri bitiremedik. Sadece biftek iki kişiye yeterdi. Bir bira, iki kola.. kırk lira para verdik.

Hostele döndük, taksiye saat dokuzda bizi almasını söyledik, saatlerdir uyku yok, başım hala catlıyor, sinüzit derdi olanlar ne demek istediğimi bilir, ilaç falan kar etmiyor. Bari bir iki saat uyuyalım
Bu arada karnaval kaçta başlar diyoruz. Bileti satan sekizde başlar ama siz dokuza doğru gidin dedi. Taksici yok yedide başlar diyor. Sonuçta, dokuz çeyrek gibi gittik. Saat onda başladı.


Karnavalı artık daha organize hale getirmişler, biletlerde barkod var. Alana girdik, 18 nolu platformun kağıt bileziği kollarımıza takıldı. Yukarı çıktık. Biraz sonra bir adam ve iki hostes kız geldi. Adam bize bu platform bizim şirketin, siz kimsiniz deyince. Ben Türküm, bu da İngiliz, valla bize bir bilet sattılar, bu bileklikleri taktılar, buraya da çıkarttılar dedim. Tamam sorun yok dediler, adam bir içecek şirketinin müdürü imiş. Durum böyle olunca özel ilgiye mazhar olduk. Tüm gece hafif alkollü tropikal içkiler ikram oldu. Hatta promosyon tişörtlerinden verdiler.

Karnaval dört hafta sürüyor, cuma ve cumartesileri olmak üzere sekiz gösteri yapılıyor. Dergiden öğrendiğime göre normal tribün elli bin guaranies, sanırım şirketin toplu aldığı yeri, bir de bize sattılar, yani bizi iki kez kazıkladılar.


Karnaval sabah beşe doğru bitiyormuş ama bizim pilimiz saat üçe doğru tükendi. Hostes kızlarla kucaklaşıp ayrıldık.

Böylece ömründe ilk defa bir karnaval görmüş oldum. Bir de bu kadar çok popoyu ve memeyi bir arada görmemiştim, o da oldu.

2 yorum:

  1. Koray'ın sitesinden buraya geldim, blogunuz çok güzelmiş:) Bir de fotoğrafların biraz daha büyük çözünürlüklü halleri olsa daha da güzel olurmuş.

    YanıtlaSil
  2. Yalçın sağol, laptop taşımıyorum. Yazıları cep telefonu HTC Desire ile yazıyorum. Bu fotoğrafları bir arkadaşın bilgisayarından telefona yükledim, oradan buraya. Önceki yıllarda virüs problemleri oldu, mümkün mertebe internet kafe kullanmıyorum.

    Nex 5N kit lens ile çekilen fotoğrafları, artık dönünce ayarlayacağım.

    YanıtlaSil